Üye değil misiniz? Hemen kaydolun!
Üyelik Aç  


Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi

 
Skyrim 2 Yaşında!

#1
11 Kasım 2011 tarihinde çıkan efsanevi oyun bugün 2 yaşına girdi. Skyrim hakkında ufak bir araştırma yaptığımız ve güzel istatistiklere ulaştığımız yazı için;

www.elderscrollsturk.com/skyrim-2-yasinda

#2
Çok duygulandım.. daha iki yıl önce ne olduğunu bilmediğim, kapağı güzel diye çıktığı gün aldığım oyun tam 2 yaşına girdi, ve ben bu oyun sayesinde Elder Scrolls Türk gibi güzel bir sitenin güzel insanları arasında Loremaster'lık yapıyorum. Umarım 6.oyunun 2.yaşında burada, EST olarak dimdik ayakta oluruz, mutlu yıllar Skyrim !
Ara

#3
(11.11.2013, Saat: 20:04)Lorkhan link Adlı Kullanıcıdan Alıntı:Çok duygulandım.. daha iki yıl önce ne olduğunu bilmediğim, kapağı güzel diye çıktığı gün aldığım oyun tam 2 yaşına girdi, ve ben bu oyun sayesinde Elder Scrolls Türk gibi güzel bir sitenin güzel insanları arasında Loremaster'lık yapıyorum. Umarım 6.oyunun 2.yaşında burada, EST olarak dimdik ayakta oluruz, mutlu yıllar Skyrim !
İnşallah öyle oluruz  da kapağı güzel diye oyun mu alınır ya ama iyiki almşşın
Ara

#4
(11.11.2013, Saat: 20:04)Lorkhan link Adlı Kullanıcıdan Alıntı:Çok duygulandım.. daha iki yıl önce ne olduğunu bilmediğim, kapağı güzel diye çıktığı gün aldığım oyun tam 2 yaşına girdi, ve ben bu oyun sayesinde Elder Scrolls Türk gibi güzel bir sitenin güzel insanları arasında Loremaster'lık yapıyorum. Umarım 6.oyunun 2.yaşında burada, EST olarak dimdik ayakta oluruz, mutlu yıllar Skyrim !
Allah'tan kötü bir oyun değilmiş. Cheesy Kapağı güzel diye oyun mu alınır ya ? Big Grin

#5
Skyrim ilk çıktığında ben daha Elder Scrolls diye bir seri olduğunu bilmiyordum, oyuna para mı verilirmiş mantığındaydım ve şu an bu forumda olan kimseyi tanımıyordum.
Ara

#6
(11.11.2013, Saat: 20:37)Meridia link Adlı Kullanıcıdan Alıntı:İnşallah öyle oluruz  da kapağı güzel diye oyun mu alınır ya ama iyiki almşşın

(11.11.2013, Saat: 20:46)Sagittarius link Adlı Kullanıcıdan Alıntı:Allah'tan kötü bir oyun değilmiş. Cheesy Kapağı güzel diye oyun mu alınır ya ? Big Grin

Daha beynim yerine oturmamıştı la Cheesy O zamanlar oyundan falan anlamazdım şimdiki gibi. Böyle bir adam var, tepenin üstünde, elinde kılıç, kafasında boynuzlu kask, havalı gözüktü aldım. Ne bileyim o oyunun böyle evreni,hikayesi olduğunu Cheesy
Ara

#7
Skyrim ile yaşadığım heyecanın ikinci yılı. Seriyi ilk duymama, konu hakkında ufacık bir fikrim olmamasına rağmen kalbimi hızlandıran,  yeni bir tattı benim için. Böyle bir evrenin varlığını sizinle tanıdım,  ona mutluyum.

#8
Vay be, hâlâ ilk riverwood'a gidişimi hatırlıyorum.  Smile
Ara

#9
Bir oyunu ilk oynadığınızda size verdiği izlenim paha biçilemez, ikinci ve sonraki oynayışlar o tazı vermez size, çünkü artık oyunu biliyorsunuzdur.
Ben de ilk Blackreach'e ulaştığım zamanı hatırlıyorum da, sonunu göremediğim için bütün Skyrim'in altını dolaşıyor, istediğimiz yerden çıkabiliyoruz zannetmiştim. İnsanların evlerine zeminden girip bütün eşyalarını alıp aşağı kaçabiliyorduk. Sonuç: Değilmiş. Smile
Skyrim'in kuzeyinde buzullardan oluşan bir kıtaya ulaşabileceğimi zannediyordum, o yüzden kuzeye doğru gidebileceğim kadar yüzmüştüm, sonra ekran buğulanıyor diye donuyorum zannedip korkup geri gelmiştim. Sonuç: Bir süreden sonra zaten "artık gidemezsiniz" diyormuş.
Oyunda geçen bütün yer isimlerinin haritada bulunduğunu zannediyordum, High Rock deyince tam Solitude'de Blue Palace'ın üzerine oturduğu kayayı kastettiklerini düşünmüştüm. Değilmiş. Smile  Summerset Isles'ı da ilk duyduğumda haritayı açıp etrafta ada gibi bir yer aramıştım. Hatta tropikal ormanların olduğu Elsewyr diye bir yer de vardı ama bütün haritayı gezmeme rağmen bulamamıştım. (Bu noktadan sonra diyalogları geçmeyip okumaya ve dinlemeye başlayınca herşeyi çözdüm tabii ki.)
İlk oynayışımda yaptığım en büyük saçmalıklardan birini daha anlatmak istiyorum. Whiterun'ın başında iki zenci eleman vardı. (Artık onların Redguard olduğunu hepimiz biliyoruz.) Bir tane Redguard kadını bulmamızı istiyorlardı. O sırada journalda "Joining the Legion" görevi açıkmış muhtemelen, Solitude'a kadar yürümeye başladım. Dragonbridge'e gelmeden önceden devrilmiş bir at arabası var, arabanın yanında ölü bir Redguard kadın vardı, üstünden de bir tane günlük çıkmıştı. Ben görevi başardım zannettim. Smile  Muhtemelen o günlüğü bulup elemanlara getirip öldüğünü söyleyecektim, görev bitecekti. Whiterun'a geri döndüğümde elemanları bulamadım, daha fast travel kullanmayı da bilmiyorum zaten, her yere yürüyorum. Journal'ı keşfedene kadar da o görev öyle kaldı, ekrandaki yazıları okumak lazım yani gençler.. Cheesy
Ara

#10
(12.11.2013, Saat: 12:44)vatansever link Adlı Kullanıcıdan Alıntı:Bir oyunu ilk oynadığınızda size verdiği izlenim paha biçilemez, ikinci ve sonraki oynayışlar o tazı vermez size, çünkü artık oyunu biliyorsunuzdur.
Ben de ilk Blackreach'e ulaştığım zamanı hatırlıyorum da, sonunu göremediğim için bütün Skyrim'in altını dolaşıyor, istediğimiz yerden çıkabiliyoruz zannetmiştim. İnsanların evlerine zeminden girip bütün eşyalarını alıp aşağı kaçabiliyorduk. Sonuç: Değilmiş. Smile
Skyrim'in kuzeyinde buzullardan oluşan bir kıtaya ulaşabileceğimi zannediyordum, o yüzden kuzeye doğru gidebileceğim kadar yüzmüştüm, sonra ekran buğulanıyor diye donuyorum zannedip korkup geri gelmiştim. Sonuç: Bir süreden sonra zaten "artık gidemezsiniz" diyormuş.
Oyunda geçen bütün yer isimlerinin haritada bulunduğunu zannediyordum, High Rock deyince tam Solitude'de Blue Palace'ın üzerine oturduğu kayayı kastettiklerini düşünmüştüm. Değilmiş. Smile  Summerset Isles'ı da ilk duyduğumda haritayı açıp etrafta ada gibi bir yer aramıştım. Hatta tropikal ormanların olduğu Elsewyr diye bir yer de vardı ama bütün haritayı gezmeme rağmen bulamamıştım. (Bu noktadan sonra diyalogları geçmeyip okumaya ve dinlemeye başlayınca herşeyi çözdüm tabii ki.)
İlk oynayışımda yaptığım en büyük saçmalıklardan birini daha anlatmak istiyorum. Whiterun'ın başında iki zenci eleman vardı. (Artık onların Redguard olduğunu hepimiz biliyoruz.) Bir tane Redguard kadını bulmamızı istiyorlardı. O sırada journalda "Joining the Legion" görevi açıkmış muhtemelen, Solitude'a kadar yürümeye başladım. Dragonbridge'e gelmeden önceden devrilmiş bir at arabası var, arabanın yanında ölü bir Redguard kadın vardı, üstünden de bir tane günlük çıkmıştı. Ben görevi başardım zannettim. Smile  Muhtemelen o günlüğü bulup elemanlara getirip öldüğünü söyleyecektim, görev bitecekti. Whiterun'a geri döndüğümde elemanları bulamadım, daha fast travel kullanmayı da bilmiyorum zaten, her yere yürüyorum. Journal'ı keşfedene kadar da o görev öyle kaldı, ekrandaki yazıları okumak lazım yani gençler.. Cheesy
Süpermiş Cheesy
Ara

#11
Ben şundan şikayetçiyim, keşke evreni iyice yalayıp yuttuktan sonra oynasaydım. Mesela şimdi bakıyorum, lore yazıları arasında kayboluyorum şu Sky Haven Temple geçmişini öğreniyorum. Ama oyunu oynadığım yıllarda orası benim için basit bir dungeondı. Hiç bir özelliği yoktu. Halbuki bu yapı Akavir askerleri Dragonguardlar tarafından yapılmış (Karthwasten-Sky Haven Temple), sonrasında tapınağa girişteki o devasa kafa Remanlardan birinin heykeliymiş. Bunları öğrendikten sonra gidiyorum oraya ve ağzım açık bakıyorum, duvarları inceliyorum haaa bak burada şunu diyormuş diyorum kendime. Alduin duvarındaki kehaneti okuyorum, her çıkıntıyı inceliyorum acaba burada bir şey mi diyor diye... Böyle oynamak lazım aslında. Evreni bildikten sonra oynamalıyız. Hala oynamayanlar varsa tavsiyem oynamasınlar, iyice öğrensinler sonra hayran kalacaklar oyuna.
Başka bir örnek, Snow Elflerin Nordları katlettiği mekan Saarthal. Dragonsreach örneğin. La bu neyin kafatası diyordum. Meğerse o Numinex'in kafatasıymış. Büyük nord kralı Olaf'ın yakalayıp öldürdüğü ejderhanın kafası. Ve adam bu sayede skyrim'in kralı oluyor. Oyunda tarih tekerrür ediyor bizde Dragonsreach'in arka kısmında bir ejderha yakalıyoruz. İşte tüm bunları bildikten sonra anlıyorum ki Dragonsreach kelimesinin anlamı buradan geliyor, o kafatası demek ki efsanevi ejderhaya aitmiş.
Bitmedi, yine bilmeden Paarthurnax'ı öldürmüştüm. Sonra onun ne kadar yüce bir ejderha olduğunu öğrenince oturup ağlayacak duruma gelmiştim. Koskoca ejderha, Alduin ve tayfası ilk çağlarda insanların suyunu çıkarırken Aedralardan Kynareth Paarthurnax'a emrediyor, "Nordlara shoutu öğret" diye. O Paarthurnax sayesinde ben shout kullanabiliyorum. Bundan tam 2000 küsür sene öncesinde insan ırkına shoutu öğreten yüce varlık o. Ve sen gidip senin gücünün kaynağı olan ejderhayı öldürüyorsun. Şok olmuştum. Dahası Paarthurnax Alduin'e karşı bize yardım ediyor... Olaylar olaylar... Blades'den Delphine diyor ki, "Tiber Septim Greybeardsi dinleseydi imparatorluğu kurabilir miydi?" Bre cahil hatun, peki Tiber Septim'e yüce shout gücünü bahşedenler Greybeards değil miydi?? Anasından mı öğrendi o gücü? O cahil Delphine yüzünden Paarthurnax'a kıydım ben. Şimdi olsa Delphine'i öldürürüm Paarthurnax yerine.

Özetle oyun aslında çok güzel. O kötü bu kötü eyvallah envanter falan konsoldan çakma ama hikayesi, içeriğindeki o evreni yedirmesi hiç bir oyunda yok. Bildikten sonra bambaşka bir oyun Skyrim...

#12
(12.11.2013, Saat: 20:15)mertusta link Adlı Kullanıcıdan Alıntı:Ben şundan şikayetçiyim, keşke evreni iyice yalayıp yuttuktan sonra oynasaydım. Mesela şimdi bakıyorum, lore yazıları arasında kayboluyorum şu Sky Haven Temple geçmişini öğreniyorum. Ama oyunu oynadığım yıllarda orası benim için basit bir dungeondı. Hiç bir özelliği yoktu. Halbuki bu yapı Akavir askerleri Dragonguardlar tarafından yapılmış (Karthwasten-Sky Haven Temple), sonrasında tapınağa girişteki o devasa kafa Remanlardan birinin heykeliymiş. Bunları öğrendikten sonra gidiyorum oraya ve ağzım açık bakıyorum, duvarları inceliyorum haaa bak burada şunu diyormuş diyorum kendime. Alduin duvarındaki kehaneti okuyorum, her çıkıntıyı inceliyorum acaba burada bir şey mi diyor diye... Böyle oynamak lazım aslında. Evreni bildikten sonra oynamalıyız. Hala oynamayanlar varsa tavsiyem oynamasınlar, iyice öğrensinler sonra hayran kalacaklar oyuna.
Başka bir örnek, Snow Elflerin Nordları katlettiği mekan Saarthal. Dragonsreach örneğin. La bu neyin kafatası diyordum. Meğerse o Numinex'in kafatasıymış. Büyük nord kralı Olaf'ın yakalayıp öldürdüğü ejderhanın kafası. Ve adam bu sayede skyrim'in kralı oluyor. Oyunda tarih tekerrür ediyor bizde Dragonsreach'in arka kısmında bir ejderha yakalıyoruz. İşte tüm bunları bildikten sonra anlıyorum ki Dragonsreach kelimesinin anlamı buradan geliyor, o kafatası demek ki efsanevi ejderhaya aitmiş.
Bitmedi, yine bilmeden Paarthurnax'ı öldürmüştüm. Sonra onun ne kadar yüce bir ejderha olduğunu öğrenince oturup ağlayacak duruma gelmiştim. Koskoca ejderha, Alduin ve tayfası ilk çağlarda insanların suyunu çıkarırken Aedralardan Kynareth Paarthurnax'a emrediyor, "Nordlara shoutu öğret" diye. O Paarthurnax sayesinde ben shout kullanabiliyorum. Bundan tam 2000 küsür sene öncesinde insan ırkına shoutu öğreten yüce varlık o. Ve sen gidip senin gücünün kaynağı olan ejderhayı öldürüyorsun. Şok olmuştum. Dahası Paarthurnax Alduin'e karşı bize yardım ediyor... Olaylar olaylar... Blades'den Delphine diyor ki, "Tiber Septim Greybeardsi dinleseydi imparatorluğu kurabilir miydi?" Bre cahil hatun, peki Tiber Septim'e yüce shout gücünü bahşedenler Greybeards değil miydi?? Anasından mı öğrendi o gücü? O cahil Delphine yüzünden Paarthurnax'a kıydım ben. Şimdi olsa Delphine'i öldürürüm Paarthurnax yerine.

Özetle oyun aslında çok güzel. O kötü bu kötü eyvallah envanter falan konsoldan çakma ama hikayesi, içeriğindeki o evreni yedirmesi hiç bir oyunda yok. Bildikten sonra bambaşka bir oyun Skyrim...
Bak usta paarthunaxa kıyılmaz kesinlikle ama bladesede kıyılmaz zaten adamların amacı seni koruyup yüceltmek paarthunax abimizin yeri gerçekten çok ayrı ama greybeardslar yobaz dış dünyayla alaksı olmayan bunaklardan farksız adamlar alduin dünyayı yok etsin istiyor paarthunax olmasa bize yardım etmeyecekler alduini yenmede b*k gibi ortada kalacaz ama bladeslerin amacı bize yardım etmek paarthunax ile aralarındaki sorun çok ayrı birşey ama
Ara

#13
Umarım Elder Scrolls VI çıkana kadar Skyrim fazla yaşlanmaz....Happy Birthday!  :tebrik
Ara