Üye değil misiniz? Hemen kaydolun!
Üyelik Aç  


Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi

 
War of Life [BAŞLADI]

#16
(Wulfgar dışarıda , Akçay'ın dışında ki Bozkırlarda uyuyakalmıştı.Hafif bir rüzgar Wulfgar'ın saçlarına vuruyor ve uykusunu daha da tatlı kılıyordu.Uyurken bir elin cebine uzandığını hisseder.İlk başta tepki vermez hırsız paraları aldıktan sonra , Wulfgar'ın kılıcını alır.)

Hırsız : ''Sessiz bir şekilde''Sersem herif ! Bu silahlar ve beden bende olsa dünyayı fethederim lan.(Dalga geçiyor)

(Hırsız arkasına dönüp , gidiyorken Wulfgar hırsızın boynundan yakalar ve sıkmaya başlar.Zavallı adam sadece çırpınıyordur)

Wulfgar : Tasmanı tutan sahibine söyle başka bir sefere Wulfgar canımı alırmış !

(Hırsız elinde ki kılıcı ve parayı alıp.Akçay tarafına doğru depar atmaya başlar.Zırhından da anlaşılacağı gibi Hırsızlar Loncasından olmalıydı sanırım henüz acemi.Wulfgar kılıcını ve eşyalarını toplayı Akçay yolunda avlanmaya çalışır)
Ara

#17
(Milena bu gün çok mutluydu çünkü kendi yolculuğuna başlayabilecek ve yakında kendi gemisi ile diğer kıtalarıda görebilecekti.)
Milena : Ben dışarı çıkıyorum.

Annesi : Dışarıda dikkatli ol! *Bağırır*

Milena : Tamam tamam hep aynısını söylüyorsunuz zaten kendimi koruyabilirim.

(Dışarı çıktıktan bir süre sonra düşünmeye başlar acaba nereden bir başlangıç yapıp yanımda yürüyebilecek yoldaş bulabilirim.)
Ara

#18
( Teredhor, usulca atını sürmekte ağır ağır yol almaktaydı. Ufukta, 5 kişi gördü. Bunun başta bir aile olabileceğini düşünse de, bunlar yaya ve kılıçlıydı. Atının dizginini bıraktı, atı durdurdu. Önünde haydutlar duruldu, etrafını sardılar. )

Haydut Lideri : Mallarını yoklayın!

( Haydutlar, hemen organize olup karavanın içine bakmıştırlar. Fakat ellerine işe yarar bir şey geçmemişti, Teredhor bu duruma itiraz etmedi. Atından inip Haydut liderinin önünde duruldu. )

Teredhor : İşe yarar bir şey var mı?

Haydut Lideri : Bunlar saman balyası, sen bunlar ile ne yapacaksın ki?

Teredhor : Bunlar pek değer etmez. Sadece satacağım, bu kadar.

Haydut Lideri : Biz Hırsızlar loncasının batı koluyuz. Eğer bizim varlığımızdan kimseye söz etmezsen herkes kendi yoluna gider. İyi yönümüze denk geldin.

Teredhor : Tuhaf, benim de bir itirazım yok.

Haydut Lideri : Anlaştık o halde.

( Haydutlar, arkalarına bakıp bakıp kılıçlarıyla tetikte kalıp Vadikent yoluna saptılar. Teredhor ise, atına tekrar binip ağır ağır Whiterun yoluna duruldu. )
Ara

#19
Thian canı sıkkın bir şekilde şehirde dolaşıp duruyordu. Thian'ın yaydığı ürpetici hava yüzünden gece nöbetinde olan muhafızlar onun yanına yaklaşamıyordu bile. Şimdi ne yapmalıydı hiç bir fikri yoktu. Evim diyecek bir yeri yoktu. Joralara dışında da ailem diyebileceği bir kişi. Rhian ile kavgalarını hatırlamıştı. Thian'ın ruh hali yüzünden çıkan tartışmada ağır sözler geçmiş ve fiziksel bir kavga çıkmıştı. Thian kavganın fiziksel olarak çıktığına şükrediyordu. Dayak yemişti evet ama büyü kullansaydı eğer, eğer yine kendini kaybetseydi kardeşi muhtemelen şuan... Thian bu düşünceleri kafasından silmişti.

Ormanda biraz gezmeye karar vermişti. Eh sonuçta kim gece vakti bir vampire saldırmaya teşebbüs edecek kadar aptal olabilirdi ki?
Ara

#20
( Teredhor, Rorikstead'ı geçmişti. Babasının anlattığına göre daha kısa olabilmesi için Ormanlık bir patikadan geçip orda dinlenmesi gerekiyordu. Eğer yolu uzatırsa daha yorgun olup iyi ticaret yapamayabilirdi. Ormanlık içinde garip bağırışlar garip ayak sesleri duydu. Mantıklı düşündü, bir kamp kurdu ve elinin altına kılıcını koydu. Bir silüet görmüştü fakat üzerine gelmiyordu. Sonra uyuya kaldı. )

Ara

#21
Vile: (Gece avına çıkmıştı, Hircine'in kutsaması üstündeydi. Avlanırken birden durdu ve durun işareti verir şekilde elini havaya kaldırdı) Vampir kokusu, siz de alıyorsunuz değil mi? Yakalayın! (Vile çoktan kokuya doğru koşmaya başlamıştır)
Ara

#22
Thian arkasından gelen kurt adam seslerini ve kokusunu almıştı. Normalde olsa karanlığın içine saklanıp kaybolurdu ama bu sefer ileride uyuyan adama acımıştı. *Ölürse bile nasıl öldüğünü bilsin zavallı* diye düşünerek ağır adımlarla uyuyan adamın yanına gitti.

Adamı uyandırmaya yetecek bir sertlikte tekme attımıştı. Adam uyanmış ve kolunun altında ki kılıcı da alarak hızla ayağa kalmıştı ve yarı sinirli yarı şaşkın bir şekilde Thian'a bakıyordu.

Hey ormanın içinde dolunay vakti uyuyacak kadar uykulu yada aptal kişi. (Eli ile kurt adamların geleceği yere gösterip) Hazır ol istedim.
Ara

#23
( Teredhor yediği tekmeye hemen uyandı. Yüzü gece vakti tam belli olmamıştı, hemen kapüşonunu kafasına geçirdi. Ellerini kullanarak ayağa kalktı, sinirli değildi şaşırmıştı. Hemen asasına davrandı. )

Teredhor : Kurtadam mı? ( yastığının altına koyduğu kılıcı da çıkarttı. ) Sürekli saldırırlardı. Kaçmak için vakit az ölüm tehlikesi yüksek. Kaçmak sadece zaman kaybı olur, daha çok yorulurum. ( onun gözlerinin içine bakarak ) Sen bir vampirsin... Gidersin!

( Hemen, arabasına koşup arabayı ata bağlar. Ardından, müdafaa edebilmek için ovayı gözledi. )
Ara

#24
Vile: Koku daha da pis bir hâl alıyor. Yakınlaşıyoruz. Daha hızlı! Ve bir fani kokusu da var, onu umursamayın, vampire odaklanın! (Vile, grubunu bırakarak tepelerden kayarak, kestirmelere saparak kokuya ilerlemeye başladı. Vampiri artık görmüştü) Ya dur, ya da oklarımı tat!
Ara

#25
Ad : Dothrik

Irk : Kuzeyli

Yaş : 28

Yetenekleri : At sürmede usta ve Çift-El kılıç kullanma konusunda eğitimli.Aynı zamanda harabelerde ve höyüklerde bulunan bulmacaları çözme konusunda yetenekli.

Bvk2M9.jpg

Dothrik soylu bir hanenin çocuğu olarak doğmuştu.Küçük yaşlarda kardeşleriyle birlikte aldığı eğitimlerde hep en başarısız olmuştu.Tek başarılı olduğu alan ise at sürmekti.Aynı zamanda epey sakardı.Kardeşleri tarafından dışlanmış ve bu başarısızlık annesi ve babası tarafından farkedilince ailede ona karşı bir soğukluk oluşmuştu.Genç bir birey olduğunda ise durum iyice kötüleşmişti.Artık eve bile zor alınıyordu.Dothrik 18 yaşına geldiğinde babası Dothrik'e  haneyi lekelediğini ve Dothrik'i hanesinden reddettiğini söyledi.Ardından eline bir kese altın sıkıştırmıştı ve Dothrik'e onu bir daha bu civarda görürse bizzat kendi elleriyle öldüreceğini söylemişti.Çaresiz kalan Dothrik en yakın limana gitmişti ve bu lanet yerden gitmeye kararlıydı.Skyrim'e gidecekti.Seheryıldızı'na giden genç bir kaptanın gemisine atlamış ve ücret olarak babasının verdiği altın kesesini vermişti.Fakat ne yazık ki kötü şans Dothrik'in peşini bırakmıyordu.Gemi Seheryıldızı yakınlarındaki buz dağlarına çarparak çok ağır bir kaza yapmıştı.Tek sağ kurtulan kişi Dothrik'ti.Fakat bu kazadan hasarsız çıkması mümkün değildi.Dothrik bu kazadan sonra geçmişini hatırlamıyordu.Peki ismini nereden hatırlıyordu ? Tabi ki bileğinde unuttuğu hanesine bağlı olan bileklikte yazıyordu.Dothrik en yakın yer olan Seheryıldızı'na gitmişti.Buranın halkı ona çok yardımcı oldu.Burada kılıç kullanma,at sürme gibi yeteneklerini muhafızlarla talim yaparak öğrendi.Aynı zamanda at sürme konusunda çok yetenekliydi.Öyle hızlı sürüyordu ki tüm Tamriel'de onunla bu konuda yarışacak bir kişi bile yoktu.Tüm bunların üzerine Seheryıldızı'nın jarlı ona bir at hediye etmişti.Bu at kar gibi beyaz ve yel gibi hızlıydı.Dothrik bu ata ''Fırtına'' adını verdi.Seheryıldızı'nda bir süre daha kaldıktan sonra Dothrik buradan ayrıldı.Dothrik artık atı Fırtına ile birlikte Skyrim'de bulunan gizli harabeleri ve höyükleri keşfedip gizemli eşyaları arayan bir gezgin.Ayrıca kendisi bu harabelerde ve höyüklerde bulunan bulmacaları çözme konusunda da epey iyi.
[+] Alff K. isimli üyenin iletisini 2 üye beğendi
Ara

#26
(Wulfgar , avlana avlana Rorik köyünün yakınlarına kadar gelmişti.Karanlık çökmüştü.Wulfgar kalacak yer ararken önünde ki tepenin ardından hareket sesleri geliyordu.Merak edip tepenin arkasına gitti.Bir kaç elf ve at arabası vardı bir kaç soru sormak için yanlarına gitti)

@Folcred
Ara

#27
Thian karşısında böğüren adama bir süre baktıktan sonra Teredhor'a dönerek. 


İşte kurt adamların geldiğini böyle anlarsın. Sürekli ölü bir sıçan gibi kokarlar. Emin ol seni savaşta öldüremese bile kokusu ile çok rahat bir şeklilde öldürebilir.

Thian bunları dedikten sonra bir ağacın altına oturup büyü kitabını açmış ve bir şeyler mırıldanıyordu.
Ara

#28
( Teredhor'un yanına gelen Avcı, onların yüzleri gizli olduğu için ırkları anlayamamıştı. )

Teredhor : Sessiz ol avcı... Kurtadamlar biraz ötede ki bir Vampiri takip ediyorlar. Hepimiz tehlikedeyiz, en korumalı yer olarak burayı seçtik. Bulduğumuz kütükleri kazık yapacağız çıkamamaları için.

( Diğer elfler kazık geçirmekteydi. )

Teredhor : Sen de bizimle kal, bir arada kalırsak bize karşı şansları olmayabilir. Bu günlük burada kalacağız.

( Uluma sesleri gelmektedir. )

Teredhor : Hey, Vampir! Kendini savunabilir misin?
Ara

#29
Vile: (Tepeden, ormana doğru atlar. Atlarken de kurt adama dönüşmüştür. Kulakları sağır edici bir şekilde kükrer. Eski sesinden çok daha kalın ve korkunç bir sesle) Ortaya çık vampir! (Ağaçları tek tek devirmeye başlar)
Ara

#30
(Milena bir süre düşündükten sonra en iyi gidebileceği yerin Skyrim tarafı olduğunu karar verdi hem deniz girişi daha kolay hemde yeni görebileceği yerler Skyrim kapısına girdikten sonra.)
Milena : *Gümrük vergisini verdikten sonra* İçeri girebilir miyim ?
Kapı Muhafızı : *Skyrim'e giriş kapısını açar*

(Milena kapıdan girdikten sonra.)

*Aklından düşünür*İlk olarak bir şehre gitmem lazım ama nereye burayı pek bilmiyorum. *Kuzeye doğru yönelir*
Ara



Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Şafağın Sönüşü [Başladı] Diist Kiin 84 1,170 10 saat önce
Son Yorum: muhamet4434
  Son Umut [Başladı] Diist Kiin 74 1,955 02.04.2017, Saat: 03:17
Son Yorum: Folcred
  War of Life [ROL DIŞI] LichKing 888 14,812 02.02.2017, Saat: 01:54
Son Yorum: AvP.Love