Discord Sunucumuza Katılın!

Forum üye alımına ve yeni ileti gönderimine kapatılmıştır. Tüm sorularınızı Discord sunucumuzda sorabilirsiniz.

[Sabit] Skyrim Karakterinizi Tanıtın

Sayfa 27 / 27
 
(@locke)
Üye

Her sabah yaptığı gibi aynanın karşısına geçti. Eski yaşamından kalan tek iz olanın kaşının üstündeki küçük yaraya baktı. Cidden bu monoton yaşam istediği miydi. Kendisi artık eskisinden çok güçlü bir konumdaydı. Büyük Nord iş adamı Cailean aynı zamanda Ejderdoğan ve az kişinin bildiği Hırsızlar Loncasının lideri. Kendine çok büyük bir isim yapmıştı kolayca eskimeyecek kolayca güçten düşmeyecek. Bunlardan pişman değildi her zaman gücü ve zenginliği göz ardı edemeyecek kadar hırslı bir insandı ve Kaptanlık dönemlerinden çok daha güvenli ve ihtişamlı bir yaşam sürüyordu aynı zamanda yasaldı. Peki şuan eski yaşamına dönmeye hazır mıydı ? Kadının kim olduğunu bulması en azından içini rahatlatması gerekiyordu. Her gün geçmişindeki insanlara çok benzeyen kişilerle karşılaşmıyordu hele ölü olması gerekiyorlarsa. Dolabının kilidini açtı zırhına ve iki kılıcına baktı 1.5-2 sene oluyordu dolapta kilitli kaldıkları. Gençken idolü olan Haknir-Deathbrand’ın zırhı ve kılıçları. Bir Korsan kaptanının ele geçirebileceği en değerli ganimetler. Zırhını giydi kılıçlarını kuşandı. Acaba hala eskisi gibi miydi. 30 yaşına basmaya daha yeni hazırlanıyordu hala genç sayılırdı biraz ısınmayla eski hızına kavuşurdu. Ama onu bu kadar iyi bir dövüşçü yapan hızı değil zekası olmuştu ve tabiki kirli dövüş tarzı. Evinden çıktı atına bindi ve yola koyuldu. Loncanın başkanı olmak baya bir avantaj getiriyordu. Gizemli Kadını bulmak için yardım lazımdı ve kime gideceğini çok iyi biliyordu. 

CevapAlıntı
Gönderildi : 17 Ağustos 2018 16:58
(@ertuska)
Üye

Benim karakterimin ismi Nordwest.

Norddur kendisi, çocuklarına elma verir evden çıkar. Şehirlerde boş boş dolanır. Herkesle sohbet eder. Herkesin görevini alır ama yapmaz. Aylar sonra eğer canı sıkılırsa görevleri yapar. Akçay'a gider Talos heykelinin önündeki heimskr ile Talos Hakkında sohbet eder. Miğferyeliye gidip Ulfric ile sohbet eder. İmparatorluk düşmanıdır. Sırf imparatorluğa zarar vermek için hırsızlar loncasına ve karanlık kardeşliğe katılır. Birgün giyer ağır zırhı alır eline deadra savaş balyozu diğer gün giyer baş büyücü giysisi olur yıldırım büyücüsü. diğer gün giyer şafakmuhafızı zırhı alır eline arbalet.Eğer biri ona şekil şukul yaparsa deadra savaşbalyozuna en iyi zehri takar ve işini hızlıca bitirir. Nasıl beğendiniz mi karakterimi?

CevapAlıntı
Gönderildi : 15 Eylül 2018 11:05
 Joe
(@joe)
Üye

İsminin birincisi Cyborg, Büyük Skyrim ve Solstheim Topraklarının Kahramanı, Azura-Boethiah-Mora-Hircine-Mephala-Meridia-Molag Bal...'ın Şampiyonu, Melun Ananın Kudretli Dinleyicisi, Kışhisar Kolejinin Baş Büyücüsü, Legate, Hırsızlar Loncasının Lideri, Vampir Lordu, Qahnaarin , Oblaan Do Keizaal.

Bir sonraki maceram Morrowind veya Oblivion olacak. Söküp aldığım her ruh bana biraz daha güç ve bilgelik katacak.

CevapAlıntı
Gönderildi : 16 Eylül 2018 17:36
(@numinex)
Üye

Benim ismim Margaery, babam Zeref ve annem Mavis yıllar önce Imparatorluk Şehrinden Skyrim'e bir araba yolculuğuyla geldiler. O sıralarda ben 2 aylık bebektim. Babam, annem ve beni dağ başında köy yanında  ki bir eve götürdü. 3 yıl  sonra annem hastalıktan öldü. Babam ise bu acıya dayanamadı annemi tekrar getirmek için karanlık yollara başvurdu. Ölüçağıranlık; Oblivion diyarınin güçlerini kullanan bu büyü sanatı çoğu insan tarafından uzak duruluyordu.Babam tam 5 yıl boyunca annemi diriltmeye çalıştı artık her türlü Ölüçağıranlik büyüsü yapıyordu ama artik yavaş yavaş delirmeye başlamıştı geceleri kendi kendine konuşur ağlardı. En sonunda bir Dremora'yla pazarlık yapmaya kalkıştı Dremora "Beni çaģrirsan karını diriltebilirim " diyip babamın aklıma girdi. Onun yanındayken Olucagiran büyülerine merakım giderek artmıştı. Kitaplarda Dremoralar hakkında hep kötü şeyler yazardı. Çocukken aklıma "Neden iyi bir Dremora olmasın ki " demiştim o fikir benim onla tanışmama sebep oldu. Babam Dremora'yı çağırdı  Dremora kahkahalar atarak "Ahahahahaha APTAL ÖLÜMLÜ KANDIRDIM SENI GERÇEKTEN APTAL KARININ DİRİLEBİLECEĞİNİMİ SANDIN ŞIMDI ARTIK LORD DAGON'UN IZINDEN GIDIP BÜTÜN KOYU YAKMALIYIM" diyerek köye doğru uçtu Babam diz üstü düştü ve ağlayarak "Naptım ben Naptım ben " diyordu. En sonunda ayağa kalktı çığlıkların ve yangının olduğu köye doğru gitmeye hazırlandı. Gitmeden önce bana "Margaery kaç burdan Kuzey' de büyücülük koleji varmış oraya git sen yeteneklisin seni anında kabul ederler burdan daha iyi bakarlar sana orda" dedi gözyaşlarını sildi ve köye doğru gitti. içime bir his doğdu ve peşinden gitmemi söylüyordu. Gizlice takip ettim ve Babam köye geldiğinde Dremora'ya bağırıyordu "Yeter ! Seni Oblivion'a geri yollayacam daha fazla kan dökülmücek daha fazla gözyaşı olmucak." Babam büyüyu iptal etmeye hazırlanırken Dremora onu kılıçtan geçirir kılıcı iyice karnına saplar ve kılıcı havaya kaldırarak güler."Aptal öĺümĺü benimle boy ölçüsebileceginimi sandın ahahaa" dedi. Hemen saklandığım yerden çıkarak babamın yanına koştum babam zor nefes alıyordu ve son ağzından çıkan son kelime Margaery'di. Dremora arkasını dönüp yavaş yavaş giderken uzun zamandır kitaplardan çalıştığım büyüyü yapmaya başladım. Dremora arkasını döndüğünde bana doğru koştu ve kılıcıni savururken başka bir kılıç onu engeller. Bu başka bir Dremora'ydi sonunda çağırabilmiştim. Bu Hürmet Muhafızi Dremora'ydı beni korumak için gelmişti. Hürmet Muhafızi "Çağrınıza yetiştim efendim" dedi. Karşısında ki Dremora " Hey Sen! Hangi Daedra Lord'un hizmetkarısın diye sordu. Ve ufak bir tebessümle gözlerı faltaşi gibi açıldı "Sen 3.çağın sonunda ki savaşımızda Lord Dagon'a  ihanet eden adamsın uzun zamandır ortalıkta yoktun pis hain. "Hürmet Muhafızı " Ben artık Dagon'un köpeği değilim ben Oblivion semalarında kaybolmuş bir ruhum beni buraya efendim çağırdı ve hayatım pahasina onu korumalıyım." Karşısında ki Dremora "Yeter bu kadar laf yeter pis hain burda geberceksin ve yeniden Lord Dagon'a dönceksin" Muhafız kılıcıni havaya kaldırarak " Bunun için beni öldırmen gerekli " Şeytani Dremora hızlıca Muhafız'a saldırır. Muhafız saldırıyı kılıcıyla engeller. Ve gücüyle iterek Dremora'nın afallamasıni sağlar. Muhafız kılıcıni tekrar yönelterek Dremora'nin kafasını keser. Şeytani Dremora Oblivion Diyarına sürgün edilir. Muhafız Margaery'e döner Margaery biraz korkmuş haldeydi. "Beni çağırmakla iyi iş yaptin tam 100 yıldır beni çağıran ilk kişısin bundan sonra başın ne zaman belaya girse seni koruyacağım." Savaş bitti. Margaery'nin gözyaşları durdu ve yüzünde bir gülümseme şekil aldı. Ertesi gün köylüler Margaery'e minnet borcu için her türlü yardımı yapmaya hazırlardı Maviş ve Zeref için bir cenaze hazırlayıp ardından mezara defnedildi. Margaery'nin gidecek yeri yoktu köylülerin yardımı sayesinde sanırım Kuzeydeki koleje gidecekti. Yolculuk için hazırlığı bitti. Kolej'e vardi. Kolejde hoş karşilandı, yeni arkadaşlar, yeni hocalar, yeni büyüler edindi. Margaery 18 yaşına geldiğinde kolejin resmi öğrencisi oldu. Artık görevlere gitmeye hazırdı. 

 

Bu ileti 3 sene önce tarafından Numinex tarihinde düzenlendi
CevapAlıntı
Gönderildi : 15 Temmuz 2019 23:03
(@numinex)
Üye

Benim ismim Margaery, babam Zeref ve annem Mavis yıllar önce Imparatorluk Şehrinden Skyrim'e bir araba yolculuğuyla geldiler. O sıralarda ben 2 aylık bebektim. Babam, annem ve beni dağ başında köy yanında  ki bir eve götürdü. 3 yıl  sonra annem hastalıktan öldü. Babam ise bu acıya dayanamadı annemi tekrar getirmek için karanlık yollara başvurdu. Ölüçağıranlık; Oblivion diyarınin güçlerini kullanan bu büyü sanatı çoğu insan tarafından uzak duruluyordu.Babam tam 5 yıl boyunca annemi diriltmeye çalıştı artık her türlü Ölüçağıranlik büyüsü yapıyordu ama bir süre sonra artık yavaş yavaş delirmeye başlamıştı geceleri kendi kendine konuşur ağlardı. En sonunda bir Dremora'yla pazarlık yapmaya kalkıştı Dremora "Beni çaģrirsan karını diriltebilirim " diyip babamın aklıma girdi. Onun yanındayken Ölüçağıran büyülerine merakım giderek artmıştı. Kitaplarda Dremoralar hakkında hep kötü şeyler yazardı. Çocukken aklıma "Neden iyi bir Dremora olmasın ki " demiştim o fikir benim onla tanışmama sebep oldu. Babam Dremora'yı çağırdı  Dremora kahkahalar atarak "Ahahahahaha APTAL ÖLÜMLÜ KANDIRDIM SENI GERÇEKTEN APTAL KARININ DİRİLEBİLECEĞİNİMİ SANDIN ŞIMDI ARTIK LORD DAGON'UN IZINDEN GIDIP BÜTÜN KOYU YAKMALIYIM" diyerek köye doğru uçtu Babam diz üstü düştü ve ağlayarak "Naptım ben Naptım ben " diyordu. En sonunda ayağa kalktı çığlıkların ve yangının olduğu köye doğru gitmeye hazırlandı. Gitmeden önce bana "Margaery kaç burdan Kuzey' de büyücülük koleji varmış oraya git sen yeteneklisin seni anında kabul ederler burdan daha iyi bakarlar sana orda" dedi gözyaşlarını sildi ve köye doğru gitti. içime bir his doğdu ve peşinden gitmemi söylüyordu. Gizlice takip ettim ve Babam köye geldiğinde Dremora'ya bağırıyordu "Yeter ! Seni Oblivion'a geri yollayacam daha fazla kan dökülmücek daha fazla gözyaşı olmucak." Babam büyüyu iptal etmeye hazırlanırken Dremora onu kılıçtan geçirir kılıcı iyice karnına saplar ve kılıcı havaya kaldırarak güler."Aptal öĺümĺü benimle boy ölçüsebileceginimi sandın ahahaa" dedi. Hemen saklandığım yerden çıkarak babamın yanına koştum babam zor nefes alıyordu ve son ağzından çıkan son kelime Margaery'di. Dremora arkasını dönüp yavaş yavaş giderken uzun zamandır kitaplardan çalıştığım büyüyü yapmaya başladım. Dremora arkasını döndüğünde bana doğru koştu ve kılıcıni savururken başka bir kılıç onu engeller. Bu başka bir Dremora'ydi sonunda çağırabilmiştim. Bu Hürmet Muhafızi Dremora'ydı beni korumak için gelmişti. Hürmet Muhafızi "Çağrınıza yetiştim efendim" dedi. Karşısında ki Dremora " Hey Sen! Hangi Daedra Lord'un hizmetkarısın diye sordu. Ve ufak bir tebessümle gözlerı faltaşi gibi açıldı "Sen 3.çağın sonunda ki savaşımızda Lord Dagon'a  ihanet eden adamsın uzun zamandır ortalıkta yoktun pis hain. "Hürmet Muhafızı " Ben artık Dagon'un köpeği değilim ben Oblivion semalarında kaybolmuş bir ruhum beni buraya efendim çağırdı ve hayatım pahasina onu korumalıyım." Karşısında ki Dremora "Yeter bu kadar laf yeter pis hain burda geberceksin ve yeniden Lord Dagon'a dönceksin" Muhafız kılıcıni havaya kaldırarak " Bunun için beni öldırmen gerekli " Şeytani Dremora hızlıca Muhafız'a saldırır. Muhafız saldırıyı kılıcıyla engeller. Ve gücüyle iterek Dremora'nın afallamasıni sağlar. Muhafız kılıcıni tekrar yönelterek Dremora'nin kafasını keser. Şeytani Dremora Oblivion Diyarına sürgün edilir. Muhafız Margaery'e döner Margaery biraz korkmuş haldeydi. "Beni çağırmakla iyi iş yaptin tam 100 yıldır beni çağıran ilk kişısin bundan sonra başın ne zaman belaya girse seni koruyacağım." Savaş bitti. Margaery'nin gözyaşları durdu ve yüzünde bir gülümseme şekil aldı. Ertesi gün köylüler Margaery'e minnet borcu için her türlü yardımı yapmaya hazırlardı Mavis ve Zeref için bir cenaze hazırlayıp ardından mezara defnedildi. Margaery'nin gidecek yeri yoktu köylülerin yardımı sayesinde sanırım Kuzeydeki koleje gidecekti. Yolculuk için hazırlığı bitti. Kolej'e vardi. Kolejde hoş karşilandı, yeni arkadaşlar, yeni hocalar, yeni büyüler edindi. Margaery 18 yaşına geldiğinde kolejin resmi öğrencisi oldu. Artık görevlere gitmeye hazırdı. 

 

Bu ileti 3 sene önce tarafından Numinex tarihinde düzenlendi
CevapAlıntı
Gönderildi : 15 Temmuz 2019 23:03
(@kittyword)
Üye

@jacksank2 If you want to choose Unique Redguard names for your character. you should go to : https://www.elf-names.com/redguard-names.php

CevapAlıntı
Gönderildi : 5 Aralık 2020 21:03
Sayfa 27 / 27