Kral Wulfharth'ın Beş Şarkısı

Kral Wulfharth'ın Beş Şarkısı

Çeviren: Deniz Görmez
Düzenleyen: Mehmet Güder

Shor'un Dili

Kral Wulfharth'ın ilk şarkısı yaklaşık olarak 1. Çağ 500'den kalma kadim bir şarkıdır. Allessia ordusu, Kral Hoag Elfkatili'nin öldürüldüğü, Glenumbria yenildikten sonra Atmoralı Wulfharth, Şefler Konseyi tarafından kral seçildi. "Thu'um"u (Kuzeylilerin bir tür doğaüstü güç olarak kullandıkları "nida" denen haykırışları, bkz: Gökyüzünün Çocukları) o kadar güçlüydü ki, göreve başlarken sesli olarak yemin edemedi ve yeminini çizmesi için çiziciler kullanıldı. Hemen ardından katipler hükümranlığının ilk yasasını yazdılar: Geleneksel Kuzeyli dininin yeniden tesis edilmesi. İmparatorluk fermanları yürürlükten kaldırıldı, rahipler kazıklara oturtuldu ve tapınakları ateşe verildi. Kral Borgas'ın gölgesi bir anda yok oldu. Kral Wulfharth, bağnazlığı yüzünden Shor'un Dili, Ysmir ve Kuzeyin Ejderi diye anıldı.

Dil, Kuzeylilerin nefes kullanarak yaptıkları çok güçlü büyülere ve bu büyüleri yapabilen en büyük savaşçılarına verilen addır.

Kyne'ın Oğlu

Kral Wulfharth'ın ikinci şarkısı, eski tanrıların gözünde yaptığı işleri yüceltir. Bu şarkıda Doğu Orkları ile savaşır ve onların şefini nidası ile cehenneme yollar. Bir ejder tarafından zarar verilen Ulu Hrothgar'ın 418 basamağını yeniden yaptırır. Ordusu soğuk almasın diye bir fırtına bulutunu yutunca, Kuzeyliler onu Kyne'ın Nefesi diye andılar.

İhtiyar Kapıtokmağı*

Kral Wulfharth'ın üçüncü şarkısı ölümünü anlatır. Orkey, düşman bir tanrı, her zaman Kuzeylileri mahvetmek için uğraşmıştı hatta Atmora'da onlardan yıllarını bile çalmıştı. Kral Wulfharth'ın gücünü gören Orkey, Zamanyiyen Alduin'in ruhunu çağırdı yine. Neredeyse her bir Kuzeyli altı yaşına kadar küçültülmüştü. Çocuk Wulfharth Shor'a, Tanrıların Ölü Şefi'ne halkına yardım etmesi için yalvardı. O zaman Shor'un ruhu, zamanın başlangıcında yaptığı gibi ruhlar düzleminde Zamanyiyen ile savaşıp onu yendi ve Orkey'in halkı olan Orklar mahvoldular. Çocuk Wulfharth gökyüzündeki savaşı izlerken yeni bir thu'um öğrendi: Ejderi Sarstığında Ne Olursa Aynen Öyle. Öğrendiği yeni nidayı halkını normale döndürmek için kullandı. Lakin olabildiğince çok kişiyi kurtarmaya çabalarken, kendinden çok fazla yıl verdi. Kırsakallardan bile daha fazla yaşlandı ve öldü. Söylendiğine göre cenazesinin yakıldığı ateş, Kyne'ın ocağına kadar ulaşmış.

*İhtiyar Kapıtokmağı, tanrı Orkey'in diğer bir adıdır.

Kül Kral

Kral Wulfharth'ın dördüncü şarkısı yeniden doğuşunu anlatır. Cüceler ve Doğu krallığının iblisleri yeniden savaşmaya başlamışlardı ve Kuzeyliler bu sayede oradaki kadim topraklarını tekrar ele geçirebileceklerini umut ettiler. Bir saldırı planladılar fakat kendilerine liderlik edecek güçlü bir kralları olmadığını bildikleri için vazgeçtiler. O zaman İblis Dagoth geldi, barış içinde geldiğine yemin ederek. Dahası Kuzeylilere harika bir haber verdi: Shor'un Kalbi'nin nerede olduğunu biliyordu! Uzun zaman önce Tanrıların Şefi, Elf devleri tarafından öldürülmüştü ve Elfler, Shor'un Kalbi'ni söküp Kuzeylilerin yüreklerine korku salmak için bir sancak olarak kullanmışlardı. Bu, ta ki Ysgramor Az Algı nidası yapıncaya kadar sürdü ve sonra Kuzeyliler tekrar savaştılar. Eninde sonunda kaybedeceklerini anladıklarında Elfler Shor'un Kalbi'ni sakladılar, böylece Kuzeyliler tanrılarını tekrar diriltemeyeceklerdi. Fakat işte Dagoth iblisi iyi haberlerle gelmişti. Cüceler ve Doğu krallığının iblisleri Shor'un Kalbi'ne sahiptiler ve bu son huzursuzlukların sebebi de buydu. Kuzeyliler İblis Dagoth'a neden kendi ülkesinden olanlara ihanet ettiğini sordular ve o da iblislerin zamanın başlangıcından beri birbirlerine ihanet ettiklerini söyledi ve bu da benzer bir durumdu, bu yüzden Kuzeyliler ona inandılar. Diller Shor'un ruhunu tekrar dünyaya çağırdılar. Shor eskiden yaptığı gibi bir ordu topladı ve sonra iyi bir generale ihtiyacı olduğu için Kral Wulharth'ın uzun zaman önce saçılmış küllerini emdi ve onu yeniden yarattı. Fakat İblis Dagoth da general olmak için ricada bulunmuştu ve bunu yaparken de kutlu haber getirici olarak yaptığı işe dikkat çekmişti. Böylece Shor iki generali; Kral Wulfharth, İblis Dagoth ve yanında Skyrim'in bütün çocuklarıyla beraber Doğu krallıklarının üzerine yürüdü.

Kızıl Dağ

Kral Wulfharth'ın beşinci şarkısı hüzünlüdür. Felaketten hayatta kalanlar kızıl bir gökyüzünün altında geri döndüler. O yıl Güneş'in Ölümü diye anıldı. İblis Dagoth Kuzeylileri aldatmıştı çünkü Shor'un Kalbi Doğu krallıklarında değildi ve hiçbir zaman da orada olmamıştı. Shor'un ordusu Kızıl Dağ'a varır varmaz bütün iblisler ve Cüceler üzerine çullandılar. Büyücüleri dağı kaldırarak Shor'un üzerine attılar ve onu zamanın sonuna dek oraya hapsettiler. Skrim'in çocuklarını katlettiler fakat daha önce Kral Wulfharth, Kral Cüce-Ork Dumalacath'ı öldürdü ve onun halkını ölüme mahkum etti. Sonra İblis Vehk, Kül Kral'ı cehenneme yolladı ve her şey bitti. Sonra Kyne, Ysmir'in küllerinin küllerini göğe yükselterek onu cehennemden kurtardı, çocuklarına ve ihaneti getirene kanın rengini gösterdi. Ve Kuzeyliler bir daha asla başka bir iblise güvenmediler.


Kül Kral Wulfhart'ın
Gizli Şarkısı

Kızıl Dağ'daki Hakikat

Shor'un Kalbi Dagoth-Ur'un söylediği gibi Resdayn'da idi. Shor'un ordusu İç Deniz'in en batı kıyısına yaklaştığında Dwemer ordularının toplandığı Kızıl Dağ'a baktılar. Öncü birliklerden gelen haberlere göre Chimer kuvvetleri Narsis'i henüz terk etmişlerdi ve Kuzeylilere karşı kuzenleriyle birleşmek için ağır ağır ilerliyorlardı. Dagoth-Ur dedi ki, Tribunal (Almalexia, Sotha Sil, Vivec; Rüzgartepe'nin Üç Tanrısı) krallarının güvenine ihanet etmiş ve onlar Dagoth-Ur'u, kibirleri için Cücelerden intikam alsın diye ve ayrıca Nerevar'ın Dwemer ile barışı Velothi yolunu mahvedeceği için, Lorkhan'a (Resdayn'da Shor'u böyle çağırırlar) göndermişlerdi. Bu toparlanmalarının sebebi budur, dedi Dagoth-Ur.

Ordular Büyüyor

Ve Lorkhan (Resdayn'da Shor'u böyle çağırırlar) dedi ki: "Tribunal öyle düşünüyor diye Cücelerden intikam almayacağım. Lakin onların ve onlardan yana olan herkesin benim elimde can vereceği doğrudur. Bu Nerevar, Boethiah'ın, Padomaiclerin en güçlülerinden birinin oğludur. Sahip olduğumuzdan daha fazlasına ihtiyacımız olacak." Böylece Tribunal kadar Cüceleri ölü görmek isteyen Dagoth-Ur Kogoran'a gitti ve Nix köpeklerini, büyücülerini, okçularını ve pirinç adamlarını çağırdı. Ve Kül Kral, Wulfharth, Ak Saçlı Ysmir Kuzeyli kanı taşımamasına ragmen gidip Orklar ile barış yapt. Orklar birçok savasçı getirdi fakat hiç büyücü getirmediler. Kızıl Dağ'ın karşısındayken bile birçok Kuzeyli eski düşmanlari ile müttefik olmayi-ı kabullenemedi. Dağılmaya yakındılar. O zaman Wulfharth dedi ki: "Gerçekte nerede olduğunuzu görmüyor musunuz? Shor'un gerçekte kim oldugunu bilmiyor musunuz? Bu savaşın ne olduğunu bilmiyor musunuz?" Ve onlar krala tanrılara, iblislere, Orklara baktılar ve bazıları bildi, gerçekten bildi. İşte onlar kalanlardı.

Kader Davulu

Nerevar, Keening'i, gökteki ayların gölgesinin sesinden yapılmış bir hançeri taşıyordu. Onun destekçileri ilahi kütlenin çekicini taşıyan Cücekral Dumac ve hortlak zırhı giymiş olan, Azura'nın ölümsüz oğlu Alandro Sul idi. Onlar Lorkhan ile Kızıl Dağ'ın son savaşında karşı karşıya geldiler. Lorkhan kalbini geri almıştı fakat çok uzun süredir ondan ayrı kalmıştı ve biraz zamana ihtiyacı vardı. Wulfharth, Sul'u karşıladı lakin ona saldıramadı ve ölümcül yaraları yüzünden düştü fakat ondan önce nidası ile Sul'u kör etti. Dagoth-Ur Dumac'ı karşıladı ve onu öldürdü fakat Sunder ondan önce davranıp efendisinin kalbine saldırdı. Nerevar Lorkhan'ı bırakıp öfkeyle Dagoth-Ur'a saldırdı ancak karşılığında Lorkhan'dan ölümcül bir yara aldı. Fakat Nerevar ölmüş numarası yaptı ve böylece sürpriz bir şekilde Lorkhan'a saldırabildi. Kalp, Sunder'in saldırısı ile katılaşmıştı ve Keening artık onu kesip çıkarabilirdi. Kesilip çıkarıldı ve Lorkhan mağlup edildi. Bütün çile baştan sona iyice düşünüldü.

Created with the Personal Edition of HelpNDoc: Full-featured multi-format Help generator